24 Eylül 2018 Pazartesi
ah'dı.
'diyeceğim çok amma da
pek kalabalık yerdesin'
ayrıldık
kostümler geri verildi.
kustum gözlerini sonra
aynalarda
sesinle seslendiler
şaştım,
otopsiye gerek olmadığı yazıldı belgelere
bir başıma kaldım
ah
sabaha kavuşacaktım.
Çağdaş Ü.
4 Temmuz 2018 Çarşamba
Mal Bildirim Formunun Arka Yüzüne Yazılmış Bölük Pörçük Bir Şiir Denemesidir.
her sevgiden bir iz
daim köz
ve yırtılan ses eşiğinde
elbet düşüne ağlaşılan
akşamüstleri
Y E N İ L D İ K.
ve
bildik,
sizsiniz meyveyi,
bucu bucağı olduran
toprağın muktedirleri
a
m
a
bizi bırakın
kırıklarını toplayacağız
gelecek günlerin.
Çağdaş Ü.
29 Haziran 2018 Cuma
Düş'eriz.
ilk müdahalesi gecikmiş ormanız ya
her nefes
bir balta dallarımıza
gayrı piç vermez
toprağımız
aklımızın aldığı
yüreğimiz kadar oysa
yine de düşeriz bir vakit
soğuk betonlara.
Çağdaş Ü.
23 Kasım 2017 Perşembe
Biriyle Konuşmalar 214
karım her gece mutfak masasına bir elma bırakıyor.
bazen amasya oluyor, bazen arapkızı
belli olmuyor.
o elmayı sabahları ben yiyorum.
bazen yarısını yiyorum.
sonra bir sigara yakıyorum. hepsini içiyorum.
mutfak biraz soğuk oluyor.
kalkıp işe gidiyorum.
(karanlık)
dönüyorum.
dönmemiş gibi oluyorum bazen.
bir şeylerimi dışarıda bırakıyormuşum sanki.
ne olduğunu bilmiyorum. öyle hissediyorum.
karım yemek hazırlıyor. yemek yiyoruz.
ekmeği çok seviyorum. en çok onu yiyorum.
mutfak biraz soğuk oluyor.
ihtiyaç dahilinde kullanılan bir ısıtıcı olsaydım keşke diyorum.
içimden diyorum ama bunu.
ekmekle çalışan ısıtıcı.
gülüyorum.
karım neye güldüğümü sormuyor.
uykum gelmiş taklidi yapıyorum.
aklıma uykusu gelmiş ısıtıcı düşüyor.
yere uzanmış ısıtıcı. battaniyesiz.
yine gülüyorum.
ben pek gülmem. bu akşam ikinci oluyor.
karım sormuyorken bir tane daha güleyim istiyorum.
bak yine ısıtıcı.
uykusunu alamamış ısıtıcı.
ilahi.
keşke ekmeği iki alsaydım.
19 Ekim 2017 Perşembe
Sırlama
soldu çiçekleri cephelerin
ayaz aldı içlerimizi
avucumuz sımsıkı
seyrettik,
seyir ettik
yokmuşuz gibi
hani hiç olmamışız gibi
canımızdan geçenleri
Çağdaş Ünbal
21 Eylül 2017 Perşembe
3 Ağustos 2017 Perşembe
Af Diyetine
külçeler yüklü değilim*
yokuşu koşabilirim
fakat bu enfarktüs
bu kan kokusu burnumda..
bir bulut geçti demince
serin ve üzerimden
heybemde bir şey yokmuş gibi
oturdum gözlüklerini düşündüm
buğday başakları arasından yükselen
tel direkler gibi hatırımda
bir bulut geçti de demin
ellerim
birer şemsiye
gibi sallandı
durdu boşlukta
evet, oldu
demince.
Çağdaş Ünbal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)