20 Eylül 2016 Salı
Badana Sonrası
bazen,
baharda bir balkon
kadar güzelken dünya
hipodromlar ve genelevler ıhlamur
pasajlar sevda ve
çiçekçiler çiçek
tütüyorken dünya
intihar çiselemiyorken yani
okul sıralarına, adliye koridorlarına
ve halk otobüslerinin kuytu köşelerine
bütün şairler sarhoşken yada
bir kucak dolusu papatya gibi güzelken dünya
güz
kırılıyor
Şam yolunda
turna kılığında
sonra çöl.
Çağdaş Ünbal
18 Eylül 2016 Pazar
Öylece.
yitirmiş gibi akşamlarını..
delirmiş mi
oyun mu oynuyor
niye duruyor orada
bir derdi mi var
hasta mıymış
oysa az ötesinde deniz ılık
ve bir piyesi canlandırır gibi balıklar
güneş savsak
kıyıya yanaşan tekneler denize saçılmış birer boncuk
adam yarım bırakılmış bir çay bardağı gibi
masada
öylece duru(yor)
sesini koyup ağlaması geliyor dağların
Çağdaş Ünbal
11 Temmuz 2016 Pazartesi
Göğe Paralel Kavak
bugün de bitti Süleyman
biz ölemeden bitti
gün,
gidenlerin üstüne devrildi sessizce
kundak misali avucumuzda
alaycı ve bilge
(tanrı bağışlasın)
sararmış dişleriyle tam tekmil yarın
ölemiyoruz Süleyman
gömülmek derdimiz midir?
Çağdaş Ünbal
4 Temmuz 2016 Pazartesi
Heba.
çiçekler,
bir kalenin burcunda
yada ucunda bir balkoncuğun
yaralayıp
aralayabilir sizi dünyadan
çünkü aşk
duvarınıza kazınmış
bir eski zaman yeminidir
ki o'dur
dağlardan esen
çarşı pazar gezdiren
soluğunuzu kırlentlere gömüp
her sese kulak astıran
ve sizi
ulu orta üryan, perişan
ve bi'çare kılan romanlarda
bahs'açmadan geçemezsiniz
o duvarın önünden
yaralarınızdan.
Çağdaş Ünbal
1 Temmuz 2016 Cuma
Araf Hurması
8-9 büyük sahada yediye yedi
1a
cennette toprak kokusu
satan bir aktar olduğu söyleniyor.
Erol Taş işletiyormuş.
2a
kuşlar voltadaydı,
biz uçtular sandık.
3a
göç hakkında yazdım. yayınlayamadım.
3.kuşaktım. az
etkilendiğimi düşündüm. utandım.
4a
işçi yevmiyelerini
düşürüyorlar diye elinde sopayla sokakta suriyeli koşturuyorsun senin
insanlığını sikiiim.
5a
bize atkı ören
sevgililerimiz oldu. onları aldattık.
6a
uzatmalarda oyunu yavaşlatan
ile köftecide sıramızı çalan aynı kişi.
7a
ankara her şeye rağmen
umut, biraz ankaragücü biraz gençler.
Y1a
şair emekliye ayrıldı
limonlu votkalardan.
1b
şah’ı gülistandan güzelsin
güzel. ( sıdkı )
2b
bana bakışın birazda
faşizme vurulmuş karanfildir.
3b
yağmur yağınca cırcır
böceklerinin sustuğunu yirmi sekiz yaşında fark ettim. üstelik fevkalade
yalnızdım.
4b
kaderi en iyi tanrı okuyor. göğsünde
kırmızı bir kurdele.
5b
gökyüzüne hayretle
bakmışsan bir kez, artık iflah lenslerin.
6b
natGeo wild sayesinde
hepimiz timsah uzmanıyız. ekler; siktiredilmiş yayın akışı.
7b
sokak köpeğine tekme atan
ile halı sahada abanan aynı kişi. (tespit içerir)
Y1b
baharın altı şartından
beşi çiçek. plastik çiçek; şirk.
Çağdaş
Ünbal
23 Haziran 2016 Perşembe
Umutlu -1
elbette
vapurlar dövecek denizi
kıyılarda biz
öylece çaresiz
ve aşık
şiirler okuyacağız
kalk diyeceğiz
ayağa kalk
ve savur öfkeni
savur ki
sararsın aşkımız
sahiller boyu
çiçek tezgâhlarında
kiraz ucuzlasın,
değer kaybetsin caddede vitrin
elma serilsin damlara
biraz sarhoş
çokça bilincinde bu kaygının
yalın ayak geçilsin
üstünden denizin
sarılsın yaraları kitabınca.
Çağdaş Ünbal
18 Haziran 2016 Cumartesi
Su Çatağı
çünkü
en güzel
yerinden kırılmıştır bahar
kahvehanelerde
toprak
üzerine kana bağımlı söylevler kusarken,
mayınlar
dizerken kardeşliğimizin hudutlarına
akşamın
oluşuna şaştık da
kadınlarımızı
düşledik
sigara
külleri duruyordu paltomuzda
sıkılmış
yumruk gibi düştü yollara
bir
demet krizantem
şifonyerde
inci küpeler
ve şiir
artıkları
şirk
duvarlarını aştı
ellerini
kendinde paralayan ve
elbet
ellerini kendinde aklayan kadınlarımız
yağmura
soyundu
kırıldığı
yerden
aşılandı
bahar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)