yazgım farklı mağlubiyet,
dudaklarım arasında iğde çiçeği,
tellere dizilmiş kırlangıçlar
ve usulüne uygun bütün gidişler
kahrolsun piyasalar.
Çağdaş Ünbal
balık tezgâhlarına uzun uzun baktığın bir akşamüstü
kederli ellerin elbette hayatta
tezgahta sıra sıra izmarit, torik ve mersinlere bakınca
ve sen gözlerini yıkıp baktıkça
gidecek yerinin olmadığı anlaşılıyor
sanırsın bütün hâl bunu fısıldaşıyor
küskün bir ağaç gibi
ellerini sarkıtıp gövdenden
geldiğin yöne doğru döküyorsun yapraklarını
dükkan önleri kürünmüş
ve olur olmadık sokak uçlarında
kirlenmiş kar öbekleri
oradan geçişinin aynası
bakıp 'dünya kirlidir' diye iç geçirdiğin
sokak lambalarının altından hızla geçen insanlar
yetişme telaşına eklenmiş ayaz
herkesin gidecek bir yeri var' hissi
ve avucunda tuttuğun soğuk anahtar
iğdiş edilmiş hayatının şanlı nişanesi
yalnızlığın,
yetsin istersin
verip sırtını bir duvara
dünyanın geri kalanına ilenerek
duvarları ısıtırsın
dişlerini fırçalayıp uyuyamazsın çünkü
bu yazılı olmayan bir kuralıdır mağlup olmanın
Çağdaş Ünbal
mezarlık yanından geçerken radyosunu kısanlara;
ölüler
müzik dinleme konusunda
yaşayanlardan
daha
iyiler.
merhabaya aç gözlerle başını dik tutanlara;
karıncaları ezebilirsiniz
başınızı kaldırmayın.
*Perdeleri çekeyim mi?
-Akşam mı oldu?
*Hep oluyor.
-Doğru. Çekme.
melek zayiatı: sarhoşlayınca düşen baş tarafından ezilmiş.
*günahları yazandır umarım.
-Güneş dağları aşınca bize dil çıkarıyor mudur?
*Sanmıyorum.
-Sence de muzip bir tarafı yok mu?
*Muzip olduğunu nereden çıkardın?
-Ebelemece oynamasından.
*Kiminle?
-Bulutlarla.
evet. evet.
Sincaplar özelinde bütün hayvanat bahçeleri kapatılsın.
*İdari personel kalabilir.
-Benzin fiyatlarındaki artış cinsel hayatınızı etkiledi mi?
*Hayır, ben hep 30'a kadar sayıyorum.
-Güldürmedi.
*Tamam.
Bir türü yok. Bir türü olmasına da gerek yok.
limon kabuğu kokardı ellerin
doygunluğu hisseder
şarabı ılık sevmen mecburiyetten
bir halk türküsünden sor.
Çağdaş Ünbal
aralık
tespih dükkanından yayılan sümbül kokusu