25 Şubat 2013 Pazartesi

Mahkeme.

yıldızlar geçer geceleri yüksek rakımlardan
ve dişi ağrıyan bir adam nasıl söverse acısına
öyle söverim yokluğuna. 
rakıyı çare göremem
çünkü yokluğun o meretle ayan beyan oluyor
daha bir sancıyor 
tutamıyorsun yıldızları yerinde
muhakkak gidiyorlar
onlara özendiğin aşikar sevgilim 
klişe yapıp güneşim ol diyemem
karanlığım ol 
yıldızsız da yaşarım diyebilirdim belki
bakma sen bana 
akşamüstü bir azel sarhoşluğu bizimkisi
elbet yıldızlara benzeteceğiz sevdiğimizi
ama bu yokluğun olmasa
acıtmasa bu kadar
o zaman yürümezdik çiselerken yağmur
türküler mırıldanmazdık
kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçerken.
seni çok özlüyoruz sevgilim
çoğul kullandım farkındayım
yokluğun ve yalnızlık bende 
yok mu bunun bir duruşması mahkemesi falan
perşembe saat dokuz elli
yaz kızım
taraflardan daha fazla aşık olanın
karalığım ol yıldızsız da yaşarım diyemediğinden
yalnızlığın ve ekli olan yokluğunun 
aşıkta kalmasına 
oy çokluğuna gerek duyulmadan karar verilmiştir.
elbet rakı çare olacak
ve yıldızlar geçecek geceleri yükseklerden
kavuşmayı bekleyeceğiz 
söndürmeden tüm ışıkları
pis bir sarhoşluk içinde
yalnızlığını doyuracağız. 

Çağdaş Ünbal



20 Şubat 2013 Çarşamba

Sana Bir Şiir Yazdım Güllerden Uzak

sevgilim seni anlatmaya kalkıştım
bahsetmeden güllerden,
gökyüzünden ve kokusundan iğdenin.
yoktur bir numaram
olmamıştır hiç bir zaman
soğuk bir adamım çokça
aram yoktur insanlarla.
ceplerimde yalnız kelimelerim vardı
bir kısmı eğri büğrü
ve sana bir şiir yazdım
güllerden uzak
kedere yakın biraz.
sen okudukça yükselir gururun
uzaklaşır bana yakın düşüncelerin
ki ben kuşları severken
çok yüksekten uçmaları gibi onların.
ben yazdıkça
yükseklerde uçarken sen
elbette ki bahsedemem
güllerden,
gökyüzünden ve kokusundan iğdenin.
hangi şair anlatırken sevdiğini
bahsetmemiş güllerden
ki alemlerin nuru
kokarmış o çiçek hesabı.
yine de sevgilim alıp yüzümü avuç içlerime
sana rağmen sana kelimeler sundum
uzak bütün güzelliklerden.
nasıl ki
deniz kıyısında martılarla uzaktan akrabayız
bu kadar kibirlenme ne olur
komşu sayılırız
aynı göğün altındayız.

Çağdaş Ünbal

19 Şubat 2013 Salı

İntihara Meyilli Şiir İki

ve sevgilim 
inançlı bireyler olarak terk ediyoruz başkentini mutluluğun
bir duman nasıl dağılır, savrulursa rüzgarda öyle
gidişin öyle keder ki 
artık bütün başkentler dahil leş kokacak şehirler
inançsız bir çocuk nasıl korkarsa tanrıdan
ki bu mantığın sınırları içerisinde muhtemeldir
öyle korkacağız yalnızlığın üzerimize sinmesinden.
barlarda oturup bir kaç tek atacağız
kül tablaları dayanmayacak bedenindeki yaralara
sabaha yakın radikal kararlar alıp
düşlerimizde intihara meyledeceğiz.
ve sevgilim
yalnızlığı telli duvaklı göndereceğiz
bir bahar gününde
ve elbette ki tomurcukları patladığında çiçeklerin
bir ip sallayanacak havada
sevgili niyetine sarılacağız boynuna
cansız bedenler zikrederler mi sevgilim
ki bu bir bahar akşamının olanca güzelliğine rağmen
lekeler mi gökyüzünün güzelliğini.


Çağdaş Ünbal

18 Şubat 2013 Pazartesi

Serçeler

serçeler geçer maviliğin üzerinden
bir mavilik sarar minik bedenlerini
inanamazsın.
o kadar güzel olurlar ki
serçelere yakıştıramazsın.

Çağdaş Ünbal

17 Şubat 2013 Pazar

Kalk gidelim.

-kalk gidelim.
-nereye be?
-soğuk biraların içildiği yaz akşamlarına. çiçekli balkonlarda.
-çok mu özlüyorsun?
-o kadar belli oluyor mu?
-hayır, hiç olmuyor.

16 Şubat 2013 Cumartesi

Aktivist Kederlenmeler

bir eski zaman şairi
elbette ki kederden ölmemiştir sevgilim
ama kederden sararmıştır bunu bil.
kuruyan o derelerden bahsetmiyorum bile
ülkemde aktivist kederlenmeler rakı masalarında anca.
bir şey var dilimin ucunda 
seçemiyorum şimdi bağışla.
ben sana şiir yazıyorum 
ana dilimde
fakat uygun kelimeyi bulamıyorum sözlüklerde
-eksik mi yazıyorlar allah aşkına şu sözlükleri
ne zaman acımızı anlatmak istesek uygun kelime yok-
bulandırdıysam zihnini ne olur bağışla
bir ufak rakının yetmediği aylar bu aylar
direk girilmiyor mevzulara
zaten bu uzun gecelerde yokluğunu bir bir vuruyorum
bacağı kırık atlar misali
bana mısın demiyorlar
yokluk cenneti sanki mekanım 
bir bir diriliyor yokluğun
çaresiz kalıyorum
konuyu değiştiriyorum
dereler diyorum kuruyorlar
kuşlar diyorum ölüyorlar.
bir takım aktivist kederlenmelerle geçiştiriyorum yokluğunu
fakat gece uzun sıra onlara da geliyor muhakkak
kaldırıp başımı uzunca sövüyorum ana dilimde
ki ana dilimdeki sövgülerin hiçbiri yok sözlüklerde.
sahi sevgilim
bu sözlüklerde neden derdimi anlatacağım kelimeler yok?

Çağdaş Ünbal


11 Şubat 2013 Pazartesi

İyiler ve Ben

seni suçlayamam sevgilim
ki bu durumu gayette güzel bağlayabilirim kadere.
ali'nin karşısında muaviye
alpaslan'ın karşısında diyojen
ve kim varsa iyinin karşısında
bil ki o ben.
sevinmelisin sevgilim
dolaylı olarak iyi olduğunu ima ettim.
ali'nin safında yer verdim sana
gerçekten iyi adam olabilirmişim aslında.
sonra tutup şiire gönül verdim iyi mi
deme öyle elbette kötü değildir şiir
kötü olan benim sevgilim
bir yaralı at vardı düşümde
sonra vurdum ben onu birden fazla mermiyle
öldü o at
kayboldu tüm güzellikler
biraz hüzün kaldı kapta
ve artık bütün sigaralar tablada
uyuştu dilimin ucu
uyudum biraz
uyandığımda karşıdaydım işte
yoktun yanımda
çok zeki değilimdir ama
anladım o an
yanımda olmadığına göre karşıdaydın sen
ya da bu sözlerin hepsi boş
sen kötüydün de 
ben çok sarhoştum
ve konduramadım kötü olmayı sana 
insan sırf bu yüzden bütün kötülerin yanında yer alır mı deme
alıyor işte sevince.
az utanıyor 
sonra geçiyor.
geçmiyor, yapışıyor.
bilmelisin sevgilim
bazen iyi artı kötü
bir iyi etmiyor. 

Çağdaş Ünbal