31 Ağustos 2022 Çarşamba

Öfke Üzerinde Sevda Söylencesi

 

seni düşünmenin bir ağırlığı var

sırtımıza binmişken hayat

ayçiçekleri kadar güzel

ayçiçekleri kadar dolu

sana dönerek.


seni özlemenin bir güzelliği var

çorba telaşesinde akarken günler

bir göl kadar dingin

bir balık gibi heyecanlı


senin bir ismin var

bunca harf arasında sıkışıp kalmış

gölge düşmüş bir gül kadar güzel

gölge kalkmış gibi üryan.


bir ritmi var adımlarımın

sana ulaşmayan bütün yollar kahrolsun

güller ve göl,

kahrolsun ayçiçekleri

ve içinde adının geçmediği bütün kelimeler.



Çağdaş Ünbal

11 Ağustos 2022 Perşembe

İnilti.

 

gölgesi koyu, 

kıpırtısız bir yer baktım 

bugün kendime mezarlıktan,

serinliği ile ürperebiliyorken ürperdim.


adımladım kapıya olan mesafesini

bilirsiniz, hasret süreğendir.


ayağımın altında ezilen yumuşacık toprağa

dermanım yetmeyecek bir zaman

hasret sürecek,

ellerim çürüyecek

senin ellerin su verirken bir fesleğene.



Çağdaş Ünbal


5 Temmuz 2022 Salı

Sonsuz Bir Gül Olarak


gönülsüz bir yüreğin elinde tuttuğu

susuz ve mutsuz bir gül gibiyim.

uyumsuz bir uyumlu olarak ben

diyememeye gelmişlere dil iken

ıslaklığı ile büyüleyen bir camın ardında

sesimi duymayacağınıza eminim.

 

sonra bir köşe başı karşılaşmasında

başınızı eğip geçtiğiniz fayanslardan merhabalarınızı toplarım

çaresizlik ile korku hakkındaki masallara nazire

bankamatiklerden korkarım

kanatılmış ve mutsuz bir gül olarak

 

modern toplum  olma yolunda koşarken

mayışan bitki çaylarınızı ve kaktüslerinizi ihmal etmediniz

asansörde vakur,

yemekte şehirli ve gurme oldunuz

ben sizden korktum.

bu da sizin madalyanız olsun

solmuş bir gül olarak.  



Çağdaş Ünbal


31 Mayıs 2022 Salı

Mevsimsel Geçiş Ücretleri Hk.


                                                         


yazgım farklı mağlubiyet,
dudaklarım arasında iğde çiçeği,
tellere dizilmiş kırlangıçlar
ve usulüne uygun bütün gidişler
kahrolsun piyasalar.

sevgilim
5.3 inç ekranlara sığdırılmış rulet
kavramsız zamanlar ve
işporta gözlüklerin arkasında.
çukuruna batan gözlerimiz

inandığım ne varsa 
inandığın ne varsa
bütün yeminlerimi al
ısrarla bir daha
kahrolsun piyasalar
endeks raporları ve döviz kurları.




Çağdaş Ünbal







2 Kasım 2021 Salı

Sızladığıdır.

 


balık tezgâhlarına uzun uzun baktığın bir akşamüstü

kederli ellerin elbette hayatta

tezgahta sıra sıra izmarit, torik ve mersinlere bakınca

ve sen gözlerini yıkıp baktıkça

gidecek yerinin olmadığı anlaşılıyor

sanırsın bütün hâl bunu fısıldaşıyor


küskün bir ağaç gibi 

ellerini sarkıtıp gövdenden

geldiğin yöne doğru döküyorsun yapraklarını


dükkan önleri kürünmüş

ve olur olmadık sokak uçlarında

kirlenmiş kar öbekleri

oradan geçişinin aynası

bakıp 'dünya kirlidir' diye iç geçirdiğin 


sokak lambalarının altından hızla geçen insanlar

yetişme telaşına eklenmiş ayaz

herkesin gidecek bir yeri var' hissi

ve avucunda tuttuğun soğuk anahtar


iğdiş edilmiş hayatının şanlı nişanesi

yalnızlığın,

yetsin istersin

verip sırtını bir duvara 

dünyanın geri kalanına ilenerek

duvarları ısıtırsın

dişlerini fırçalayıp uyuyamazsın çünkü

bu yazılı olmayan bir kuralıdır mağlup olmanın




Çağdaş Ünbal





26 Ekim 2021 Salı

Şizofrenik Konuşmalar 587

 

mezarlık yanından geçerken radyosunu kısanlara;


ölüler

müzik dinleme konusunda

yaşayanlardan

daha

iyiler.


merhabaya aç gözlerle başını dik tutanlara;


karıncaları ezebilirsiniz

başınızı kaldırmayın.


*Perdeleri çekeyim mi?

-Akşam mı oldu?

*Hep oluyor. 

-Doğru. Çekme.


 melek zayiatı: sarhoşlayınca düşen baş tarafından ezilmiş.

*günahları yazandır umarım. 


-Güneş dağları aşınca bize dil çıkarıyor mudur? 

*Sanmıyorum. 

-Sence de muzip bir tarafı yok mu?

*Muzip olduğunu nereden çıkardın?

-Ebelemece oynamasından.

*Kiminle? 

-Bulutlarla.

evet. evet. 


Sincaplar özelinde bütün hayvanat bahçeleri kapatılsın. 

*İdari personel kalabilir.


-Benzin fiyatlarındaki artış cinsel hayatınızı etkiledi mi?

*Hayır, ben hep 30'a kadar sayıyorum.

-Güldürmedi.

*Tamam. 


Bir türü yok. Bir türü olmasına da gerek yok.  





4 Ekim 2021 Pazartesi

Kış Rüyası.

 


limon kabuğu kokardı ellerin
öykünürdü kış meyveleri
bana hava hoştu 
çünkü yağmur çiselerdi öğleden sonraları
düşlerin buğulanırdı senin
konuştukça 
buhar salınırdı 
dudaklarının arasından
dünya ısınırdı
ben genişlerdim
pabuçlarım vurmaz
dişlerim sancımazdı
ellerim de genişlerdi 
ormanları kucaklar
dere yataklarınca uzanırdım
ben böyle estikçe sana dair
senin ellerin inatla kokardı
susardık.

doygunluğu hisseder
kalabalıklaşırdık parklarda
kuşlar bir yandan
çocuklar bir yandan
ellerini avuçlarıma alırdım
sonsuz bir limon bahçesi olurduk böylece
dalları dolu 
toprağı bereketli
bir yanı boydan boya deniz
susarlardı
biz duyardık. 

vakti sayardık gece olunca
aydınlığın bıraktıklarını kemirerek
korkardık,
saçlarımı okşardın
vahşi bir hayvan gibi titrerdi deniz
bütün rüyalardan kaçardık
toprak ve biz
gebeydik güneşe
sancımız rüzgarla savrulurdu

yalnızlaşır
ikimiz kalırdık
şuncacık odada
kaçınılmaz rüyalarda.



Çağdaş Ünbal