19 Şubat 2026 Perşembe

Böyle Geçsin Kayıtlara



aynı göğün altında

farklı bulutlardan medet umduk

kurudu toprağımız, göllerimiz

ve ekinlerimiz


aç kalktık dünyadan.



Çağdaş Ünbal

13 Kasım 2023 Pazartesi

İstek Üzerine Söylenmiştir.

 

tezgahlar dolu mandalina

tartsana biraz


yağmurun dövdüğü toprak

kahrolsun şu sinüzit

bütün pencereler açık aynı gazze’deki gibi

bir şiir istiyorsun benden

halbuki bak yumruklarım sıkık

 

şimdi senin cemalinden nasiplenir dostların

ben mahrum

yine kahrolsun yollar

aklım sende

aklım kışa girerken teninde oluşan esmerlikte

hayır, yalan söyledim aklım gazze’de

kahrolsun sinüzit

kahrolsun,

aklım burun deliklerimden akmada

 

varlığının taze ve sıcak çekiciliği olmasa

gazze’de çocuklar ölmese

ve bir çare bulunsa sinüzite

toprak niyetine serilirim yağmurun altına

 

koklasana..



Çağdaş Ünbal

18 Ekim 2023 Çarşamba

Kan Kaybından Sonra Gelen

 

ve ben

çiçeklenmiş bir kiraz ağacı gibi

asılı duracağım göğsünde.

 

tortusu ayrılıp da hayatın

kalınca bir başıma, bir göz odada

sen geleceksin önce aklıma 

sonra aramayla yitirdiğim günlerim


toprağı ısıtan gülüşün kalacak bende bir

gerisi silinecek

yaşamın bütün cilveleri

açlık ve ayak tabanlarımdaki ağrı

paltosuz geçirilen kış

bilet bulamadığım mahşer günü

elbet yalnızlık.


yine de

çiçeklenmiş bir kiraz gibi

asılı duracağım göğsünde.



Çağdaş Ünbal

7 Eylül 2023 Perşembe

Acele Edilmiş Bir Yaşam Üzerine

 

dağları çok sevdim

ve baharı

olmayacak düşler kurdum

uyur uyanık

kırkıma varmadan kanserle tanıştım

unuttum isimlerini dostlarımın

 

iyi şiirler okudum

ömrüm çoğalmadı

tırnaklarımı uzamadan kestim

hep varacak gibi yürüdüm yollarda

ve utandım

yetişemediklerimden

 

yıllardır içimde ankara ayazı

ankaradan bunca yol uzakta

 

sahi eylül müydü en hüzünlüsü

son eylül

son ayaz

ellerimi sizlere bağışlıyorum

kış günlerinize

sıcaktır ellerim çünkü

bağışlayın

 

trenleri çok sevdim

ve çaresiz bekleyişleri garlarda

bunun türküsünü dinlemiştim

geldi çattı şimdi şurama

ne yapsam da göstersem size

içimdeki sarılmaları

 

bir de deniz

ne büyük kudret

korkmuyorum artık

ve kokmuyorum

 

ölüler kokmaz,

onlar sizin burnunuzun defosu.


Çağdaş Ünbal

4 Temmuz 2023 Salı

Dal ve Kuş Üzerine.

 

Dalda bir kuş gibi

Kalbim,

Kuş yemişim, kirazım

 

Alacağım vardı bu hayattan

İnadım ve öfkem

Sen çıkageldin,

Sindi dereler

Işıkları yandı elektriksiz köylerin

Göğsümde bir şenlik alayı

Sana doğru yürüyen.

 

Bak ellerim nasıl da telaşlı

Kıyısında bir kentin

Bütün denizleri kucaklamış gibi

 

Dalda bir kiraz gibi

Kalbim.



Çağdaş Ünbal


22 Haziran 2023 Perşembe

Kişisel Ağrılar

 

eskimiş raylara
ki raylar hep eskidir
sararmış,
küflü bir ayrılık izidir
boş tarlaların kenarında
 
öylece eski raylara sırtımı verip
dağlara doğru yürüdüm
bir iz de ben bıraksam diye düşündüm
daha günaşıkları doğrultmamıştı bellerini
mayıs yağmurları düşmemişti toprağa
 
aklımı ve fikrimi dikip dağ başlarına
yürüdüm
ve ben yürüdükçe ayaklarımın altında kaydı dünya
yalnızladım
bir başıma kaldım bu yolda

masallar anlatılmayalı çok olmuştu
türkülere konu sevdalar yoktu
toplu taşıma ve egzoz
lanetli bir yeryüzünden
kaçışı arıyordu insan
başka dünyalara
ve ben yürüyordum
kusursuz bir dağ
mutlak bir yalnızlığa

 
önce sesler geride kaldı
o masal köyleri zaten yoktu
şiir olmasa hepsi bir efsaneden ibaretti
 
dünyanın doruğuna vardığımda
kendimle gelenleri ayıkladım bir zaman
eklemlerimden söküp attım
irin dolu konuşmaları, gülüşleri
kalmadı avucumda bir maden
bir beden olarak kaldım, orada.
 
olsun dedim,
dünyaya küsenin şemsiyesi olmaz
 
dişlerimi saydım fazlaydı
allah ve bulutlara inandım
inandıramadım kendimi
yalnızlıkların olmadığına.

kendime küstüm.



Çağdaş Ünbal


28 Eylül 2022 Çarşamba

Hızla Tüketilen.

 

güzle birlikte 
evini terk etti göçmen kuşlar
döndüklerinde aynı yuvayı bulmak umuduyla


ağaçlar yaprak döktü
akşamlar soğudu ve 
görünür görünmez bir sis 
kapladı uzun binaların uzunluklarını


döndüklerinde aynı çocukları bulamayacaklarını bile bile
lunaparklarda toplanma telaşı

 

işte güz,

soğukkanlı ve sebep ayrılıklara.


bütün güzellemelerinden bağımsız
soğumasıyla dağların çehresinin,
soluk bir önlüğün geçirilmesiyle çocukların üstüne
eklemlerini sıcak tutmanın telaşı
yazılı değil
market broşürlerinde.


ayrılıklar ve 
rafta kalmış gocuk
ellerimize yapışan,
kışla birlikte içlerine üfleyip ısıttığımız
diri tuttuğumuz umut.



Çağdaş Ünbal



31 Ağustos 2022 Çarşamba

Öfke Üzerinde Sevda Söylencesi

 

seni düşünmenin bir ağırlığı var

sırtımıza binmişken hayat

ayçiçekleri kadar güzel

ayçiçekleri kadar dolu

sana dönerek.


seni özlemenin bir güzelliği var

çorba telaşesinde akarken günler

bir göl kadar dingin

bir balık gibi heyecanlı


senin bir ismin var

bunca harf arasında sıkışıp kalmış

gölge düşmüş bir gül kadar güzel

gölge kalkmış gibi üryan.


bir ritmi var adımlarımın

sana ulaşmayan bütün yollar kahrolsun

güller ve göl,

kahrolsun ayçiçekleri

ve içinde adının geçmediği bütün kelimeler.



Çağdaş Ünbal

11 Ağustos 2022 Perşembe

İnilti.

 

gölgesi koyu, 

kıpırtısız bir yer baktım 

bugün kendime mezarlıktan,

serinliği ile ürperebiliyorken ürperdim.


adımladım kapıya olan mesafesini

bilirsiniz, hasret süreğendir.


ayağımın altında ezilen yumuşacık toprağa

dermanım yetmeyecek bir zaman

hasret sürecek,

ellerim çürüyecek

senin ellerin su verirken bir fesleğene.



Çağdaş Ünbal


5 Temmuz 2022 Salı

Sonsuz Bir Gül Olarak


gönülsüz bir yüreğin elinde tuttuğu

susuz ve mutsuz bir gül gibiyim.

uyumsuz bir uyumlu olarak ben

diyememeye gelmişlere dil iken

ıslaklığı ile büyüleyen bir camın ardında

sesimi duymayacağınıza eminim.

 

sonra bir köşe başı karşılaşmasında

başınızı eğip geçtiğiniz fayanslardan merhabalarınızı toplarım

çaresizlik ile korku hakkındaki masallara nazire

bankamatiklerden korkarım

kanatılmış ve mutsuz bir gül olarak

 

modern toplum  olma yolunda koşarken

mayışan bitki çaylarınızı ve kaktüslerinizi ihmal etmediniz

asansörde vakur,

yemekte şehirli ve gurme oldunuz

ben sizden korktum.

bu da sizin madalyanız olsun

solmuş bir gül olarak.  



Çağdaş Ünbal


31 Mayıs 2022 Salı

Mevsimsel Geçiş Ücretleri Hk.


                                                         


yazgım farklı mağlubiyet,
dudaklarım arasında iğde çiçeği,
tellere dizilmiş kırlangıçlar
ve usulüne uygun bütün gidişler
kahrolsun piyasalar.

sevgilim
5.3 inç ekranlara sığdırılmış rulet
kavramsız zamanlar ve
işporta gözlüklerin arkasında.
çukuruna batan gözlerimiz

inandığım ne varsa 
inandığın ne varsa
bütün yeminlerimi al
ısrarla bir daha
kahrolsun piyasalar
endeks raporları ve döviz kurları.




Çağdaş Ünbal







2 Kasım 2021 Salı

Sızladığıdır.

 


balık tezgâhlarına uzun uzun baktığın bir akşamüstü

kederli ellerin elbette hayatta

tezgahta sıra sıra izmarit, torik ve mersinlere bakınca

ve sen gözlerini yıkıp baktıkça

gidecek yerinin olmadığı anlaşılıyor

sanırsın bütün hâl bunu fısıldaşıyor


küskün bir ağaç gibi 

ellerini sarkıtıp gövdenden

geldiğin yöne doğru döküyorsun yapraklarını


dükkan önleri kürünmüş

ve olur olmadık sokak uçlarında

kirlenmiş kar öbekleri

oradan geçişinin aynası

bakıp 'dünya kirlidir' diye iç geçirdiğin 


sokak lambalarının altından hızla geçen insanlar

yetişme telaşına eklenmiş ayaz

herkesin gidecek bir yeri var' hissi

ve avucunda tuttuğun soğuk anahtar


iğdiş edilmiş hayatının şanlı nişanesi

yalnızlığın,

yetsin istersin

verip sırtını bir duvara 

dünyanın geri kalanına ilenerek

duvarları ısıtırsın

dişlerini fırçalayıp uyuyamazsın çünkü

bu yazılı olmayan bir kuralıdır mağlup olmanın




Çağdaş Ünbal





26 Ekim 2021 Salı

Şizofrenik Konuşmalar 587

 

mezarlık yanından geçerken radyosunu kısanlara;


ölüler

müzik dinleme konusunda

yaşayanlardan

daha

iyiler.


merhabaya aç gözlerle başını dik tutanlara;


karıncaları ezebilirsiniz

başınızı kaldırmayın.


*Perdeleri çekeyim mi?

-Akşam mı oldu?

*Hep oluyor. 

-Doğru. Çekme.


 melek zayiatı: sarhoşlayınca düşen baş tarafından ezilmiş.

*günahları yazandır umarım. 


-Güneş dağları aşınca bize dil çıkarıyor mudur? 

*Sanmıyorum. 

-Sence de muzip bir tarafı yok mu?

*Muzip olduğunu nereden çıkardın?

-Ebelemece oynamasından.

*Kiminle? 

-Bulutlarla.

evet. evet. 


Sincaplar özelinde bütün hayvanat bahçeleri kapatılsın. 

*İdari personel kalabilir.


-Benzin fiyatlarındaki artış cinsel hayatınızı etkiledi mi?

*Hayır, ben hep 30'a kadar sayıyorum.

-Güldürmedi.

*Tamam. 


Bir türü yok. Bir türü olmasına da gerek yok.  





4 Ekim 2021 Pazartesi

Kış Rüyası.

 


limon kabuğu kokardı ellerin
öykünürdü kış meyveleri
bana hava hoştu 
çünkü yağmur çiselerdi öğleden sonraları
düşlerin buğulanırdı senin
konuştukça 
buhar salınırdı 
dudaklarının arasından
dünya ısınırdı
ben genişlerdim
pabuçlarım vurmaz
dişlerim sancımazdı
ellerim de genişlerdi 
ormanları kucaklar
dere yataklarınca uzanırdım
ben böyle estikçe sana dair
senin ellerin inatla kokardı
susardık.

doygunluğu hisseder
kalabalıklaşırdık parklarda
kuşlar bir yandan
çocuklar bir yandan
ellerini avuçlarıma alırdım
sonsuz bir limon bahçesi olurduk böylece
dalları dolu 
toprağı bereketli
bir yanı boydan boya deniz
susarlardı
biz duyardık. 

vakti sayardık gece olunca
aydınlığın bıraktıklarını kemirerek
korkardık,
saçlarımı okşardın
vahşi bir hayvan gibi titrerdi deniz
bütün rüyalardan kaçardık
toprak ve biz
gebeydik güneşe
sancımız rüzgarla savrulurdu

yalnızlaşır
ikimiz kalırdık
şuncacık odada
kaçınılmaz rüyalarda.



Çağdaş Ünbal



3 Eylül 2021 Cuma

Güz Öncesi Güzelleme.

 

şarabı ılık sevmen mecburiyetten
içeri aldığın ayakkabılar da öyle
bu bizim evimiz değil, evimiz yok
hatırlamıyoruz şifresini rezidansların
bulamıyoruz kapısını aradığımız o yerin
bana teşekkür etmene gerek yok!

aynalara bakma artık.

avucumda biraz gönül kırıklığı
biraz umutla
dağların arasından aktım bozkıra
dağlar ne güzel,  dağlar ne gri
aynalara bakma artık
ovalardan sor kendini
tarlada kalmış ekinden, dalda yemişten sor
geçtiğim yollardan, ötelerden,
şiirden,

bir halk türküsünden sor. 

 



Çağdaş Ünbal

Ritmi Kaçıran Taylara Öğüt

 

aralık

tespih dükkanından yayılan sümbül kokusu
ve pirinç hanıyla 
yeni boyanmış bir kondu gibi direnen ankara 
yani düşmüşün başkenti

körebede incinen bileği var evlerin
bacalarında yanık heves kokusu
-hayır koku yok, görsel hafızam kokuyu promosyon veriyor-
buna aldırış etmeden salınarak iniyorum yokuştan
ellerimi koyacak uygun bir yer bulamıyorum
ceplerim müsait değiller 
bunun da sebebi benim

kişisel yanılgı ve yenilgilerden 
sizlerin dertlerine ortak bir kaç cümle çıkaramadım
üzgünüm

belki bir gün uyuşuk sineklerin vızıldadığı
avizelerin sıkıldığı
gidenlerin ayak izlerini halen barındıran bir çorbacıda
beni affedebilirsiniz
zorunda değilsiniz ama bunu çok isterim.




Çağdaş Ünbal








18 Haziran 2021 Cuma

Toprağın Suya Sustuğudur.

 

ovaya uyandığım bir sabah
terkedilmiş köy gibi durdum
yanmış evler ve
kimi çoktan yanmış evleri geçip
çocuk seslerinin asılı kaldığı geniş avlulara girdim
uzun soluklandım,
izlerini aradım

yanmış perde 
yanmış tencere ve kireç
yanmış vatandaşlık umutları
üstüme sindi yankısı çığlıkların
ve senin ellerinde is
ellerin ki
berelenmiş dala çamur
ekine su
ve kuş yemişidir
yabanda, dağda, taşta..

aklına mukayyet olacak
seni oradan başka bir yere götürecek
-kader diyebilirsin-
allahım peygamberlerin sonuncusunu
erken atamışsın' dedirtecek bu zulüm
gelip bende nihayete erdi.

ovaya uyandığım bir sabah
daha uyuyanları uyandıracak
yataklarını ters düz edecek bu çığlığı
salmak geldiyse de içimden
dilime tutturduğum bir dua ile 
geri döndüm bütün yolları

lanet olsun
yine defans. 



Çağdaş Ünbal

 

 



10 Mart 2021 Çarşamba

Sızı

 Merhaba. Halen burayı okuyan birileri varsa eğer 'sızı' hakkında bir şeyler söylemek isterim. 

Şah Hatayi' nin 'aynı cemin bülbülüyüz' dizesinden yola çıkıp bir sokakta yaşayan 14 insanın hikayesini anlatmaya çalıştım. Kimisi sıkıcı, kimi çarpıcı. Fakat yaşadığımız hayatın tam olarak özeti de bu. Sıkıcı bir hayatın olması onu değersiz ya da yaşanmamış kılmıyor. Var ve orada. Onlara..

Karakter karakter ele almak isterim geniş bir zamanımda. Şimdilik böyle. Umarım ulaşır, okuru bol olur. 

'aşk pazarıdır bu canlar satılır/satarsın bu canı alan bulunmaz'  

                                                                                       Yunus.




6 Ağustos 2020 Perşembe

Özsunum



nel mezzo del cammin di nostra vita*

merhaba. 
ekstreden de anlaşılacağı üzere yolu yarılamak üzereyim. 
çekirdek ailenin kabuğu,
köklü bir ağacın oyuğuyum.
kararmış, döküntülü haliyle
yemyeşil dalların arasında 
hummalı bir oyuk. 

iyi şiirler okudum
şairlerinden nefret ederek.
sevdim, çok sevdim 
açlığım dengelendi böylece
uykularım tamamlandı
yüklü kalktım yataklardan.

mavi bir intihar fikri 
serpildi hürriyetime
dönüp dolaşıp
içinde durdum cansız bedenimin
bir zaman sürdü bu
reçete ve allah sunuldu
ben,   
göğe ve dağa baktım
serinledi içim
küçüldü heybeti öfkemin

nakli sırasında kırılmış bir kalp
-yine de kalp
bende ritim bulmakta halen
unutup kırığa sebebiyetini
sızdırmadığını bilerek
yahut işe yaramaya devam ettiğini
-yine de kalp
mecburiyetin vesikalığıymış 

sonra gül bahçesi
turna katarı ve kök 
varlığım varlığına armağan olsun'
sözünün değer kazanması
sürekli göğe ve dağa bakmak gibi

-yine de bu kırıklık
şiire ve
mavi bir intihar fikrine sebep
işte
dönüp dolaşıp
dönüp dolaşıp..





Çağdaş Ünbal



17 Temmuz 2020 Cuma

Hesaplaşma



korsan bir dua olarak varlığın-

etimdeki buzdolabı kokusu 
yalnızlık daha çok
-rengarenk 
 orkestra-
salonu terk etmek istiyorum 
affedin bu kişisel bir trajedi.

tedarik listesinde tedarik edilemeyenler dahil
umutsuz harcanış
kibrit kutusu kadar akıl sağlığı 
hi allahım
-prömiyerden sonra kaç oldu
 meleklerinden rica bana bir ekstre
biliyorsun;
sana günebakanlar kadar inanıyorum
ve  
düşlüyorum beni duyduğunu
lütfen.

korsan bir yakarış olarak şiir-




Çağdaş Ünbal